Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
Ahmet URFALI">
(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)
Bunu okudun 0%

nazim kocamanli 1

nazim kocamanli 1
1960 yılında Azerbaycan’da doğdu. Bakü Petrol ve Kimya Teknik Okulu'ndan mezun oldu.   Azersu'da enerji mühendisi olarak çalışmaktadır. Şiirleri ülkenin saygın gazete ve dergilerinde yayınlanmaktadır. Azerbaycan neşriyatında Yurt edebi-bedii dergisinin üyesi ve özel muhabiridir. Dört şiir kitabı çıkmıştır: Ogurlanmış  Arzular, Hasretimin Kökü, Ben Böyle Muhabbet İstememiştim,Bir Avuç Toprağım…

    Nazım Kocamanlı, şiir macerasını şöyle anlatıyor: ‘’Hayat bir rüyadır, gerçekten tatlı bir rüyadır. Yıllar geçtikçe, hayatın yıldırım hızında nasıl sıkıştığını, hiçbir şeyde hissetmedim. Geriye dönüp baktığımda, yanlış yılları kınadım. Sonuçta, neden seni tatmin etmedim, hayatın tadını kalp kırıcı bir şekilde bozmadım, beni terk etmek için çok özverili bir şekilde uğraştın. Sanki her şey yolunda gidiyor, sanki dün gözlerimin önünde. Kırılgan çocukluk yıllarım, acı tatlı okul ve öğrencilik yıllarım tam anlamıyla dündü. Kulaklarımda hala kendi düğünümün sesleri var. Yürüyüş sonbahar gecesiydi. Kırılgan, sıcak bir sonbahar yağmuru vardı. Kalbim doğanın güzelliğinden uzanıyordu. Yaşamak, yaşamak, sevmek ne kadar güzeldi. Romantik bir kırsal manzara vardı, yağmurlu hava olduğu için ışıkları da kapattılar. Bir lamba ışığında yanıp sönen karanlık bir köy gecesi, ruhumu sevgiyle deldi. Tanrı tarafından bana verilen bu ilk güzellikten tarif edilemez bir zevk aldım. Bu kitap benim 5. kitabım yaratıcı bir şekilde. Yani, bu böyle bir zirvedir, şimdi kendinizi hayal etmenin tam zamanı. Belki de bu kitabın seninle son buluşmam olacağını söyleyemem, Yani eğer Tanrı'nın bana verdiği hayatın payı olsaydı, bir fırsat bulduktan sonra tekrar buluşmaya geleceğim. Bu 60 yıllık yaşam yolculuğunda "ne buldum, ne kaybettim" sorusunu cevaplamanın zamanı geldi. Çocukluk yıllarım çok zor geçti. Büyük, fakir bir aileden (on çocuk) bir çocuktum. Çocuklar arasındaki yaş farkı nedeniyle onuncu çocuktum. Babam bir yetim olduğu için, büyükannem çocukları babam için bir dayanak noktası olarak çok severdi. Hayatı anladığım günden beri, dünyanın güzelliğini hissettim, şiir, sanat için büyük bir hayranlığım vardı. Hele lisedeyken sıkıldım çünkü edebiyat hayranıydım.

      nazim kocamanli 3

nazim kocamanli 3
 Yazdığım şiirler, kendimden bağımsız olarak, babam bir akrabaya gururla gösterirdi. Okuma tutkum çok güçlüydü. Şiiri yüksek sesle dinlerken hikayeleri ve şiirleri sevgiyle hatırlama yeteneğim şaşırtıcıydı. Çizgim de güzeldi.  Çocuklar eğlenirken, futbol oynarken, kitap okuyordum.. Kuzu otlatmak için yürürken, göksel çimlerin üzerinde uzanıp bir kitap okudum. Şiiri o kadar çok sevdim ki, kelimenin tam anlamıyla hayatımın anlamı buydu. Makalelerimi sık sık " Öncü " gazetesi  ve " Azerbaycan " dergisine gönderdim. Agsu'nun "Birlik" gazetesinde şiirsel bir birlik vardı. Bu derneğin aktif üyelerinden biriydim. Dernek Başkanı Kamullah Murshud, "Birlik" gazetesinde şiirlerimi yayınlamak için şartlar yarattı. Editörlerden gelen mektupları özel bir özenle topladım ve sakladım. Neredeyse her hafta mektuplar aldım. Mektuplar çoğunlukla Dilman Kırsal Lisesi adına geldi. Öncü kadro lideri her zaman okuduğum sınıfa girdi ve büyük bir gururla bana Huyshan öğretmeninden mektuplar verdi. Okul duvar gazetesinin editörüydüm. İyi bir çizim resepsiyonum vardı, her zaman sanat temaları için stengazette bir fotoğraf standım vardı. Yerli köyümüzde ve komşu köylerde herkes beni bir şair olarak biliyordu. Kırsal amatör kulübün ana üyelerinden biriydim, konserlerde şiir okudum. 

    Yüksek maaş nedeniyle Sardarov adında bir makine fabrikasında işe alındı. Orada çalışırken, Bakü Petrol Teknik Okulu'nun akşam bölümüne girdim ve başarıyla mezun oldum. Aynı zamanda mektuba ayak uydurdum. Periyodik olarak yeni şiirlerimle periyodik olarak bastım. Bazen Bahtiyar Vahabzade'nin tavsiyesi üzerine Şiir Derneği'ne giderdim.’’ 

ŞİİR ÖRNEKLERİ

BURASI ŞEHRİN ŞEHRİ

nazim kocamanli 3

nazim kocamanli 3
Yine bu şehirde yüzler, taze hayallerle kör hatıralar.

Yüksek gökdelen göz göze gelir.

Utançtan beş kat  ölüyor

Sokaklar temiz, vugar bükülmez,

İşçi kardeşimin cebi gibi.

Daha ucuz araba benim gözümde değil,

Bakanın çocuğunun cipleri gibi.

Taze bulvar boyunca eski deniz,

Kıyı bahçesini öfkeyle parçalıyor.

Dalgalar denizde tek başına çocuktur,

Ayaklarını plaja uzat.

Bayrak Meydanı uzaktan yapıyor,

Gururu ezilen bayrak dalgalanıyor.

Yeniden yapılandırılmış savaş alanı,

Bayrakla birlikte destek dalgalanıyor.

Icheri şehrinin eski evleri,

Yeni turistleri yeniler.

Koynunda kaç sır sakladı,

Kalbini açar ve kalbini masum kılar.

İç şehrin dar girişi ile,

El açıp yalvaran bir kız.

Güzel gülüşüyle ne kadar şanslı

Unifice heykeline sarılan kız.

Bakü ' yü çocuğuna benzetti,

Hazar değirmeni suratına tokat attı.

Geceleri süslü kız kalesine,

Yangın kulesi halk tarafından kör edildi.

Ben de bu şehirle yüzleştim,

Ne yapayım başka bir şehrim yok.

Ne rahatlık buldum, ne dinlenmek,

Rahat bir geceyim, sabahım bile değil.

GİTMEYE KALDInazim kocamanli 4

nazim kocamanli 4

Kapa çeneni, daha fazla konuşma, ne oldu,

Güzel günlerimiz zamana kaldı.

Yaz bitti, kış çok uzattı,

Mürgülü duygular yamana qaldı. 

Kötü bir insan görünce et dökersin,

İyi insanlar tek başına bir iğne bulabilir,

Kapandı kapılar yüzüme tek başıma,

Umut köprüde kaldı.

Gerçekte bir günah doğdu,

Dolanlar boşaldı, boşalan doldu, 

Çakallar makam sahibi oldu,

Aslanın umudu sislerde kaldı.

Uzaylılar şöhreti çok ucuza yakaladı

Doğru söyleyince muhabbeti kapattılar,

Bu dünyanın acısı muhteşem,

Dünyadan adalet uman kaldı,

ŞİİRİ YAZ

Bir şiir yazalım öyle yazalım

Gönül açılsın, göz baksın,

Çiçek çiçeği arasında

Güzel bir ev gibi görünsün.

Haydi bir şiir yazalım!

Neşe denizkızları

Tek başına koltuk,

Dolansın evin başına

pervana gibi.

Kafiyeyi böyle ayarlayalım

Doğru olsun, güzel olsun,

Şiir evinin sütü

Sağlam olsun özel olsun

Haydi bir şiir yazalım!

Mısırlılara dokunalım

bir halı gibi,

Anlam çok derin olsun

Bal gibi yiyelim.

Oku ve kalbini aç,

Sözün dibinden büyüsün.

Haydi bir şiir yazalım!

Bakırlardan bir tablo çizdi

Sevginin tadını çıkaralım,

Sevgisine hasret

Bir kıza isim verelim.

Şiirlerin güzelse

gözlerde yükselirsin,

Böyle güzel bir şiir evinde

Aşk ile yaşlanırsın.

Güzel şiirimizi yazalım,

Şiir evimizi kuruttuk.

YAZIN NEDENİ

Baharın nefesi dokundu yerlere,

Agaçlar naz ile yırgalandılar. 

Yağmur çöllere göz yaşı döktü,

Meşeler rəks edip dalgalandılar. 

Doğa aşkı her yerde aradı,

Yagış tepelerin yüzün yaladı,

Çiniler yıkandı ve saçların yıkandı,

Saldırımla övünüyorlardı.

Her yer yeşil ayazla kaplı,

Kara kuşlar, kelebekler ortaya çıktı,

Geceden sabaha sis süründü,

Çiçekler şeh ile sıralandılar. 

Dünyanın başına güneş battı,

Güneş kırmızı ve güneş bitmiş,

Denizlerde güneş sallandı,

Dalgalar kükrəyip çalkalandılar.

Soğuk, ayaz hüzünlü,

Güneş ışıkları yere süzüldü, 

Karınca sürüsü ipliğe bürünmüş,

Baharın gelişine geri döndüler.

Doğa üst elbisesini değiştirdi,

Gökyüzü gözlerini kaşlarını boyadı,

Gazeller gözyaşlarını döker,

Ayaklarının altında çizilmişlerdi.

Comments powered by CComment

About the Author

Ahmet URFALI

More articles from this author

Alaeddin Bey 19 Kasım 1994 de Harbiye Kültür Konser Salonunda hicaz bir şarkı okuyor. "Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter, Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir...
Menâkıb-ı Mustafa Safî müellifi Derviş İbrahim Hilmî Bey’in kendisinden üç yaş küçük olan kardeşi Muhammed Zühdî Bey, Boluludur ve Mudurnulu Halil Rahmî Efendi’nin...
Sanatçı ve Devlet Adamı Gece on buçuk sularında kapısı çalınıyor Alaeddin Bey'in, kapıda polisler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hanım öğretmenler için bir yemek vermiş. Sohbet...
Yahya Kemal Beyatlı, kendi kuşağına ve daha sonraki kuşaklara mensup birçok şairi yazarı ve kültür adamını etkilemiş bir şairdir. Onun meydana getirdiği etki ve bıraktığı iz,...
Mehmet Kaplan, üniversitelerde, sanat, edebiyat ve kültür çevrelerinde tanınmış bir edebiyat araştırmacısı; eleştirmen, denemeci, “müşfik ve müşvik bir hoca”, kültür adamı,...
Türk edebiyatının daima ağır basan kefesi, Türklüğün ortak değeri Dede Korkut Hikâyeleri; mitoloji, tarih, sosyoloji ve kültür gibi alanlarda kaynak durumundadır. İçeriğinin...
Alaeddin Yavaşça emanetini teslim etti. Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesi Haziresi'ne defnedildi. Yahya Kemal diyordu ya "Kökü mazide olan atiyim" diye. Tam Alaeddin Yavaşça...
Makedon isyancılar Cemile'nin annesini, babasını katlediyor. Henüz beş yaşındaki Cemile'yi de süngülemişler, öldü diye bırakmışlar. Saatler sonra Osmanlı askeri bulmuş,...
Alaeddin Yavaşça 1945 yılında İstanbul Erkek Lisesini birincilikle bitirir ve tıp fakültesi imtihanlarını kazanır, tıp tahsiline başlar. Son sınıfta bir fasıl toplantısındadır....
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
"Bugün dünya birbirine zıt iki yere parçalanmıştır: zalimler ve mazlumlar. Niçin bu insanlardan birisi parasının gücü ile sanat öğrensin, eğitim alabilsin; diğeri ise bütün...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Bu iddialı sözün altında “Nâşir ve Muharrir İsmail Gasprinski” imzası var. Yani Türk dünyasının “dilde, fikirde, işte” birliğine hayatını vakfetmiş Gaspıralı İsmail Bey’in imzası…
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech