Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet

Mehmet Ali KALKAN

Mehmet Ali Kalkan

(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
gun saza mezari
gun saza mezari
Dün Himmet Kayhan Ağabey'den bahisle bugün devam edeceğimizi yazmışım.
Himmet Ağabey Gün Sazak Ağabey'in Gümrük Bakanı olduğu dönemdeki yanında bulunan efsane kadrodan, adları dokuza çıkmış kişilerden biriydi.
Bakanlık görevi için Ankara Atatürk Orman Çiftliği'nde bir fabrikada kurs görüyorlar. Bir gün yanındaki arkadaşıyla Gün Bey'in yanına gidiyorlar. Çay içiyorlar, sohbet ediyorlar. Konuşmanın bir yerinde şöyle diyor Gün Bey;
Read more GÖNLÜMDEN...(GÜN SAZAK) Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)
gorsel 2021 05 29 22 23 33
gorsel 2021 05 29 22 23 33
Köyümüzün yakınlarında bir Türkmen Baba Tepesi var. Tepede de Türkmen Baba'nın mezarı. O bölgenin en yüksek tepesi.
Her yıl bu zamanlarda civardaki köyler toplanır, bir gün kararlaştırılır ve o tepenin eteğinde Hacet Bayramı yapılır. Yüzyılların geleneğidir bu. Salgın hastalık çıkmadan en son yapılan Hacet Bayramı'na on iki köy katılmıştı.
Read more KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...(Türkmen Baba) Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

sefil selimi

sefil selimi
Orta Asya'dan gelen aşıklık geleneğimizin yolcularından biri de Aşık Sefil Selimi Ağabey.
Şöyle dünyaya bakmış, üzülmüş, şunu söylemiş;


"Gösteriş yapan,
İnsanlardan kaç.
Maddeye tapan,
İnsanlardan kaç."

Read more GÖNLÜMDEN...AŞIK SEFİL SELİMİ Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)
koyumden gonlumden 2021 04 04 01 45 05
koyumden gonlumden 2021 04 04 01 45 05
Sabah işyerine gelirken biraz yürüyeyim, yolumu uzatayım dedim. Baktım bir çocuk elindeki sepetinin üzerini pek bizim buralarda göremediğim bir bezle örtmüş dalgın dalgın gidiyor. Seslendim, "Simit mi satıyorsun?" dedim, başını salladı.
Böyle sepet görünce aklıma benim de bir zamanlar satmaya çalıştığım simit gelir. Otuz simit almış, satamamış yirmi yedisi tanesini eve getirmiştim. Evdekiler bir hafta simit yemişti.
Biraz konuştuk delikanlıyla. On bir yaşındaymış, Irak Türkmen'iymiş, beşinci sınıfa gidiyormuş, yirmi tane simit almış. Bir saate yakın olmuş çıkalı. On dokuz tane kalmış sepetinde. Simitin tanesi "bir yetmiş beşmiş"miş. Tamamının kaç lira ettiğini hesaplayamadı. Arkadaş olduk sonra epey sohbet ettik.
Read more KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN... Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)
001 2021 05
001 2021 05
1975 yılına Adana'da üniversiteye başladım, on yedi yaşındaydım.
Bizim köyden uzaktan bir akrabamız Adana'da yaşıyormuş, babam onlara da uğramamı istedi. Daha önce hiç görmediğim insanlardı. Kaydımı yaptırdıktan sonra yurt başvuru evraklarımı da tanzim ettim, sonra sora sora evi buldum. O dönemde "kurtarılmış bölge"lerden birindeydi ev. O gece beni bırakmadılar, zaten iki oda bir yer. Ertesi sabah kalktım benim yurt evrakları yok, aradım taradım bulamadım. Meğer yenge saklamış. "Biz buradayken hiç yurtta kalınır mı? Ayıp olmaz mı? Hiç yakışır mı?" gibi sözlerle epey azar işittim ve bir yıl orada kaldım.
Read more KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...(EMİNE IŞINSU...) Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
mesut dogan
mesut dogan
Gönlümden...
Yanımdaki, elinde benim kitabım olan kişi Mesut Doğan.
Ötüken Neşriyat bazen, yazarlarına son bastığı kitaptan gönderir hediye olarak. Bu kitap da bana öyle gelenlerden.
Mesut Doğan'ı tanımıyorum, yazdıklarını bilmiyorum. Bir kaç gün sonra kitabı elime alayım biraz okuyayım dedim. Her sayfayı çevirdiğimde başka güzelliklerle karşılaştım. Bu sefer kitabı bırakamadım. Ertesi gün Ötüken Neşriyat'tan yazarın telefonunu isteyeyim de tebrik edeyim dedim. Kitabın başına baktım Eskişehir'de görev yapıyormuş. Eskişehir'de yaşıyor ve ben tanımıyorum diye de kendime kızdım bu sefer.
Read more KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...MESUT DOĞAN... Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)

koyumdengonlumden001 2021 05 01

koyumdengonlumden001 2021 05 01
Ahmet Tufan Şentürk Ağabey şimdi Karaman'a bağlı olan Ermenek, Esentepe köyünde doğmuş. Nüfus kağıdında 1924 yazıyor ama 1918 -1920 diyenler var. Vefat tarihi de 9 Mayıs 2005.
Hisar Dergisi ekibinden. Hisar Dergisi kurucusu, hemşehrisi Mehmet Çınarlı çok sevdiğim bir şiirini Ahmet Tufan Şentürk'e ithaf etmiş. ( Hisar Dergisi, 10 C. 83, S.18) Şiir şu;


Alın Yazısı
-Şair Hemşehrim Ahmet Tufan Şentürk'e-


Doğduğumuz memleket bütün taştı, çakıldı
Sert yoğrulmuş mayamız bizi dik başlı kıldı.
     Dağ zirveleri gibi yücelikler diledik
     Bataklık kuşlarının bizden gözleri yıldı.
Yalana baş sallayıp susmasını bilmedik,
Huysuz, geçimsiz diye şöhretimiz yayıldı.
     Ne görevi bırakıp çıkar sağladık, ne de
     Değerimiz bilindi, çabamız anlaşıldı.
Bir çölde yapayalnız eriyip gitmekteyiz,
Sevildik yasaklandı, sevdik günah sayıldı.


Mehmet Çınarlı
Ahmet Tufan Şentürk Ağabey bir güzel insandı.
Parasız yatılı imtihanını kazanmış. Nereyi kazandığını bilmiyor. Milli Eğitim Bakanlığı'ndan bir yetkili çağırıyor. Çay ikram ediyor, sohbet ediyor. "Sen Bilecik'te oku. Oranın müdürü benim arkadaşım, seni oraya gönderiyorum" diyor sevecen bir dille. Ahmet Ağabey de koskoca yetkili bana ilgi gösterdi diye seviniyor. Yıllar sonra işin aslının öyle olmadığını anlıyor. Meğer Ahmet Ağabey İstanbul'u kazanmış, ama o yetkilinin bir tanıdığına yer açmak için Ahmet Tufan Şentürk'ü Bilecik'e göndermiş.
Bilecik'teki karne notlarını bulmuştuk daha sonra.
Çok sevdiği eşi 1976 da vefat ediyor. O odaya kimseyi sokmamıştı Ahmet Ağabey. Bazen Eskişehir'deki üniversite öğrencilerini gönderirdim Ahmet Ağabey'e. Tıp okuyanlar muayene ederdi. Edebiyat okuyanlar sohbetinden faydalanırdı.
Yine bir gün üç beş kızımız buradan trenle Ankara'ya gitti. Evini derleyip toparlayacaklar, sohbet edecekler ve kitaplarından isteyeceklerdi. Çocukların Eskişehir'e dönüş treni biraz geç saatteydi. Ahmet Ağabey telaşlanmış telefon etti; " Gönderdiğin çocuklar daha burada. Geri dönmeyecekler mi? Biliyorsun hanım öldükten sonra burada dişi bir sinek bile gecelemedi."
Sene yanlış hatırlamıyorsam 2001 idi.
Seyranbağlarında, Yuva Sokaktaydı evi. Sık sık ziyaret ederdik. Hatta Ankara'daki arkadaşlara, büyüklerimize de söyler, orada buluşurduk. Otlu çorbası meşhurdu. Babamı göz doktoruna götürdüğümüzde Rasim'le, biz de otlu çorbasından yemiştik.
2001 yılında Geceye Göz Ekledim şiir kitabı Ankara'da Günce Yayımcılık'tan çıkmıştı. Kitapları alıp evine gittik Rasim Köroğlu ile. Bana o günün parasıyla 1000 TL vermişti, o parayı saklıyorum.
Bir şiiri şöyleydi;


"Demen bana demen gerçeği düşü,
Çatladı, yarıldı sabrımın taşı,
Tutuştu içimde aşkın ataşı,
Yanmak istiyorum, yandığım kadar.


Demen bana demen, uykudan uyan,
Ruhumda bir derya çalkanır her an,
Benim için farksız gülen, ağlayan,
Yanmak istiyorum, yandığım kadar.


Bana söz etmeyin aşktan, sevgiden,
Ben akın, sevdanın kendisiyim ben,
Hem yakan benimdir, hem de yanan ben,
Yanmak istiyorum, yandığım kadar.


Adem'im cennetten kovulan benim.,
Seyit Nesimi'yle soyulan benim,
İçip sarhoş olup ayılan benim,
Yanmak istiyorum, yandığım kadar.


Buyruğumda değil ayağım, elim,
Söyleten kim bilmem, söyleyen dilim,
Beni benden aldı, ben, ben değilim,
Yanmak istiyorum, yandığım kadar.


Böyle olur sevda baştan aşınca,
Söylediğin bilmez Tufan coşunca,
Cümle kırklar, alperenler peşince,
Yanmak istiyorum, yandığım kadar."


Ahmet Tufan Şentürk
Bu şiiri Erol Sayan bestelemişti.
Her Cuma günü Rıdvan Çongur Ağabey hanımına bir çorba yaptırıp Ahmet Ağabey'in evine giderdi. Ahmet Ağabey dışarı çıkamaz olunca orada toplanıp Cuma kılıyorlardı.
Rıdvan Çongur Ağabey, Ahmet Tufan Şentürk'e Dosta Sesleniş diye bir şiir yazmıştı, ilk kıtası şöyleydi;


"Yıllar geçse, gün tükense beklerim;
Temelleri dostlukların derinde...
Düşlerimde seni görür "bak!" derim:
Sana hasret koltuğun hep yerinde."


Şiir şöyle bitmişti;


"Buluşurduk Cuma'ları ne oldu?
Yüzün görsem, sesin duysam, coşardım,
Bahçemizde lâle, nergis soldu mu?
Sen unutsan ben seslenir sorardım:
-Nerdesin ey, nerdesin dost, nerdesin?"


Ahmet Tufan Şentürk Ağabey'de şiirle cevap vermişti Rıdvan Çongur Ağabey'e;

"Düşündüm, düşündüm nerdeyim, neyim?

Bir anda kendimden geçtim bu akşam.
İsterseniz bana delirmiş deyin,
Gölgemin peşinden geçtim bu akşam.


Yudum yudum içtim yıldızı, ayı,
Elimle kapattım bin bir sarayı,
Kırıp gönlümdeki gerilmiş yayı,
Göklerde bir yelken açtım bu akşam.
...
...
Bir an deli oldum, bir an da densiz,
Sevabımı bilmem, günahım sonsuz,
Toprağın altına girdim kefensiz,
Zebaniler sual sordu bu akşam."


Ahmet Ağabey'in çocuğu yoktu. Çocuklar ve Ben -Ben Hiç Baba Olmadım Ki diye bir şiir yazmıştı, o şiirle bitirelim yazıyı.


ÇOCUKLAR VE BEN
Hiçbir çocuk bana; 'Baba!' demedi,
Ben hiç 'baba' olmadım ki!


'Baba!' diyen tatlı sesi,
Sokaklarda, komşularda duydum.
Sokaklarda, komşularda gördüm onları.
Koşuyorlar, gülüyorlar, oynuyorlardı,
'Ana! ' diyorlardı, 'Baba!' diyorlardı,
Koşup sarılıyorlardı boyunlarına.
Analar, babalar çocuklarını,
Öpüyorlar, okşuyorlar, seviyorlardı..


Hiçbir çocuk içtenlikle, sevecen,
Atılmadı, sarılmadı boynuma.
Benim hiç çocuğum olmadı ki!
Sevgilerin en kutsalı çocuk sevgisi,
Seslerin en güzeli 'Baba!' diyen ses,
Ben hep bu türkülü sesi dinlerim.
Ben hep 'Baba!' diyen sesi duyarım.
Bir çocuk bana doğru koşsa uzaktan,
Onu, birden sımsıcak ruhumla kucaklarım.


Gece yarısı bir çocuk ağlasa uzaklarda,
Anasından, babasından önce ben duyarım.
Günün haber saatlerinde,
Radyoda, televizyonda,
Dergilerde, gazetelerde,
Yollarda, sokaklarda,
'Öldürüldü.', Öldü.' derler
'Ah! .. Yavrum! ..' derim..


Oysa ne öleni bilirim, ne öldüreni.
Çaresiz, alıp başımı giderim.
Ağlayan analarla, babalarla beraber,
Uykuyu gözlerime haram ederim.
Oysa hiçbir çocuk bana 'Baba!' demedi,
Ben hiç 'baba' olmadım ki!


AHMET TUFAN ŞENTÜRK
(Bu fotoğraf Ahmet Ağabey'in evinden. İsa Kayacan ( Rahmetli), kızım Ayşe Begüm, Ahmet Tufan Şentürk (Rahmetli), Rasim Köroğlu (Rahmetli), İsmail Kara (Rahmetli). )
Şehitlerimize, bu toprakları vatan yapanlara, atalarımıza, Ahmet Tufan Şentürk'e, Rıdvan Çongur'a, Mehmet Çınarlı'ya, Rasim Köroğlu'na, İsa Kayacan'a, İsmail Kara'ya, Mustafa Ceylan'a, Babama, geçmişlerimize Allah rahmet eylesin.
Fatihalarla...

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
mehmetalikalkan3
mehmetalikalkan3
Ozan Yusuf Polatoğlu
Erzurum'lu.
Köklerini bilen, unutmayan, değerlerini yaşayan bir güzel aşık.
Hemşehrisi Aşık Reyhani'nin hayatını ve şiirlerini anlattığı bir kitabı var, Mızrabın Istırabı.
1960 lı yıllarda, daha çocukken köy odasında dinlediği Aşık Reyhani ile tanışmak, beraber sahnelere çıkmak ve kitap yazmak nasip oluyor.
Ozan Yusuf Polatoğlu 13 Mart 2021'de Almanya'da rahmete kavuştu.
Evinde Aşık Reyhani ile yaptığı bir atışmayı yazalım.
Read more KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN... Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
gonlumden 20210417
gonlumden 20210417
Bekir Sıtkı Erdoğan Ağabey bir güzel insandı.
Sık sık telefonla konuşur, tecrübelerinden faydalanmak nasip olurdu.
"Şiirin yüzde doksanı emek, yüzde onu ilhamdır." demişti bir defasında.
Üniversite öğrencileriyle toplandığımız zaman, köyde, bir şiir meclisinde telefon ederdik, üşenmeden bize şiirlerinden okurdu.
Read more GÖNLÜMDEN... Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)
koyumden gonlumden 020227
koyumden gonlumden 020227
Mehmet Dumlu Hocam ile Ali Ulvi Apaydın Ağabey.
İkisi de rahmetli oldu.
Mehmet Dumlu Hocam bir gönül insanıydı. Her yıl sevenleriyle Kastamonu'ya, Hacı Şabanı Veli Hazretleri'ne ziyarete giderlerdi. Hacı Şaban-ı Veli Hazretleri, Mevlâna Celaleddin Rumi, Hacı Bektaş-ı Veli, Hacı Bayram-ı Veli ile birlikte Anadolu'daki dört kutuptan biri kabul ediliyordu.
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere ilçesi -eski ismi Aspet diyede bilinen- Fıçıtaşı mahallesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini...
Aşık Sefil Selimi, Asıl adı Ahmet Günbulut (d. 26 Ağustos 1933, Şarkışla - ö. 30 Aralık 2003, Sivas), yazar, türkü yazarı. İlkokul'dan sonra iki yıl ortaokula devam ettikten...
Şair, Yazar ve Gazeteci. Gazeteci yazar Osman Olcay Yazıcı 1953 Trabzon Sürmene doğumluydu. Osman Olcay Yazıcı, 1953’te Trabzon’un Sürmene ilçesine bağlı Küçükdere Nahiyesinin...