Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
Ahmet URFALI">
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
Bunu okudun 0%

 Yunsemrenin sathiyeleri ahmet urfaliŞathiye, Türk tasavvuf edebiyatında bir tür olarak esrarlı, ciddi, derinlikli bir duygu ve düşünceyi latife biçiminde, mizahi bir ifade ile iğneleyici ve alaycı bir şekilde anlatan şiirlerdir. Şath kelimesi alaylı söz anlamına gelmektedir. Şathiye türü şiirler, mutasavvıflar arasında yoğun ilgi görmüştür. Yüzünden okunan bir şathiye, ilk bakışta dini kurallara aykırı gibi gözükse de  şerk edildiklerinde insan, mana incilerinin hazinelerine kavuşur. Farklı yorumlar, pek çok gizli gibi gözüken düşünceyi açığa çıkarır. Şathiyelerin açıklamalarına bakıldığında tasavvufla ilgili kavram ve fikirlerin gerçek anlamları öğrenilmiş olur.

  Bu edebi türün tasavvuf  yolundaki şairler tarafından kullanılması, şathiye-i sufiyâne  teriminin doğmasına sebep olmuştur. Cüneyd-i Bağdadî, şathiyeyi:"Halin söze üstün gelmesi, keşif ve fetihlerin ruh dili ile konuşması" olarak açıklamıştır. Hallâc-ı Mansur, Şahabeddin-i Maktul,Cüneyd-i Bağdadî, Muhiddin-i Arabî. Bayezid-i Bistamî, Mevlana, Hacı Bektaş, Abdülkadir Geylani, Yunus Emre, Kaygusuz Abdal, Nesimi gibi sufi  şairler şathiye söyleyenler arasındadır.

    Medrese hocaları şathiyelerin ince anlamlarını düşünüp yorumlamadan ‘’küfr-i sarih’’ kabul ederek bu tür şiir söyleyenleri dinsizlik ve dinden çıkmış saymışlardır. Bu yüzden  şairlerinden idam edilenler olmuştur.

   Hallâc-ı Mansur’un, ‘Enel-Hak’ sözünü Nesimi kendi şiirine alır:

‘’ Sırr-ı Enel Hak söylersem
Alemde pinhan gelmişem
Hem Hak derim Hak bendedir
Mem batini insan gelmişem.
Dara çıkmak bu fena darda Mansur’a düşer
Ol Enel Hak diyenin Sırrını dava ne bilir!.’’

    Mevlana’ya atfedilen gazel şathiye örneğidir:

‘’Dün gece seher vakti gökte sonu buldum

   Haşhaş tanesi içinde örs buldum’’

Kaygusuz Abdal’ın "Bir kaz aldım ben karıdan" ve "Kaplu kaplu bağalar" dizeleriyle başlayan şiirleri birer şathiyedir. Eşrefoğlu Rûmî de şathiyeler yazmıştır: Bunlardan biri de ilk dizesi, "Tecellî şevki dîdârın beni mest eyledi hayran" olan şiiridir.

    Yunus Emre’nin; ‘’Çıktım erik dalına anda yedim üzümü’’ ilk dizeli şiiri Anadolu’da ilk şathiye örneği olarak kullanılan, metafor, simge ve remizler bakımından ilgi uyandırmıştır. Söz konusu şiire nazireler yazılmıştır. Şathiye söyleyen  sufi şairler tarafından adı geçen şiir örnek alınmıştır.

     Yunus Emre’nin; ‘’Çıktım erik dalına anda yedim üzümü’’ ilk dizeli şathiyesi;  Şeyhzade,  Niyazi-yi Mısri, Bursevi ve Ali Nakşibendi  tarafından şerh edilmiştir.

     Yazımıza Yunus Emre’nin bir başka şathiyesini alalım:

Haber eylen aşıklara, aşka gönül veren benim,
Aşka paha kim yetire, aşk madenin bulan benim.

Yer gök dolu bu aşk iken, aşksız hiç nesne yok iken,
Aşk bahrisi olur iken denizlere dalan benim.

Deniz yüzünden su alıp, sunuveririm göklere,
Bulutlayın seyran edip, arşa yakın varan benim.

Yıldırım olup şakıyan, gökte melaik dokuyan,
Bulutlara hüküm süren, yağmur olup yağan benim.

Gördüm göğün meleklerin, her biri bir cünbüşdedir,
Hak Calap'ın zikrin eder İncil benim Kuran benim.

Gördüm diyen değil gören, bildim diyen değil bilen,
Bilen odur, gösteren o, aşka esir olan benim.

Sekiz uçmak aşıklara, köşk ve saraydır onlara,
Musa gibi hayran olup, Tur Dağı'nda kalan benim.

Kalem çalınacak görgil, haber böyle durur bilgil,
Kalu bela kelecisin bunda haber veren benim.

Deli oldum adım Yunus, aşk oldu bana kılavuz,
Hazrete değin yalınız yüz süreye varan benim.

Comments powered by CComment

About the Author

Ahmet URFALI

More articles from this author

Menâkıb-ı Mustafa Safî müellifi Derviş İbrahim Hilmî Bey’in kendisinden üç yaş küçük olan kardeşi Muhammed Zühdî Bey, Boluludur ve Mudurnulu Halil Rahmî Efendi’nin...
Alaeddin Bey 19 Kasım 1994 de Harbiye Kültür Konser Salonunda hicaz bir şarkı okuyor. "Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter, Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir...
Sanatçı ve Devlet Adamı Gece on buçuk sularında kapısı çalınıyor Alaeddin Bey'in, kapıda polisler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hanım öğretmenler için bir yemek vermiş. Sohbet...
Mehmet Kaplan, üniversitelerde, sanat, edebiyat ve kültür çevrelerinde tanınmış bir edebiyat araştırmacısı; eleştirmen, denemeci, “müşfik ve müşvik bir hoca”, kültür adamı,...
Bursa’nın, benim çocukluğuma bellek mekânı olarak yerleşmesinin tarihi, 1940’lardır. 1939’da babam Yahya Hikmet Yavuz’un, Orhangazi kaymakamlığına atandığında üç yaşımı yeni...
Yahya Kemal Beyatlı, kendi kuşağına ve daha sonraki kuşaklara mensup birçok şairi yazarı ve kültür adamını etkilemiş bir şairdir. Onun meydana getirdiği etki ve bıraktığı iz,...
Türk edebiyatının daima ağır basan kefesi, Türklüğün ortak değeri Dede Korkut Hikâyeleri; mitoloji, tarih, sosyoloji ve kültür gibi alanlarda kaynak durumundadır. İçeriğinin...
Makedon isyancılar Cemile'nin annesini, babasını katlediyor. Henüz beş yaşındaki Cemile'yi de süngülemişler, öldü diye bırakmışlar. Saatler sonra Osmanlı askeri bulmuş,...
Alaeddin Yavaşça 1945 yılında İstanbul Erkek Lisesini birincilikle bitirir ve tıp fakültesi imtihanlarını kazanır, tıp tahsiline başlar. Son sınıfta bir fasıl toplantısındadır....
Alaeddin Yavaşça emanetini teslim etti. Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesi Haziresi'ne defnedildi. Yahya Kemal diyordu ya "Kökü mazide olan atiyim" diye. Tam Alaeddin Yavaşça...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech