Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet

İlk şiiri yayınlandığında kaç yaşındaydı ?q genckalemler

-Yahya Kemal: 17            -Mehmet Akif: 19          -A.Hamdi Tanpınar:19

-Necip Fazıl: 17               -Nazım Hikmet:12         -Ziya Osman: 17

-Cahit Sıtkı: 30                -Celal Sahir :15              -Ahmet Muhip :17

-Orhan Veli Kanık: 22     -Ârif Nihat Asya: 16      -Cemal Süreya: 22

-Sezai Karakoç: 16

(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

kuyruklu yıldızKuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın yazdığı ve 1912 yılında basılan bir romandır. Romanda bulunan karakterlerden biri olan İrfan Galip bulunduğu ortamdan memnun olmayan, edindiği bilgileri başkaları üzerinde uygulayan, ailesi ve özellikle Türk kadınlarından şikâyetçi biridir. Bu sebeple kendisine uygun birini bulacağını düşünmez ve evlilik konusunda karamsar fikirleri benimser. Romanda Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dünyaya çarpacağı tüm mahalle sakinlerinin muhabbetlerine konu olmuş, onların sıradan yaşamlarına biraz olsun farklılık katmıştır. Halkın bu konuda fazla bilgiye sahip olmadığını gözlemleyen İrfan Galip, onları bilgilendirmek amacıyla bir konferans düzenlemeye karar vermiştir. Fakat sanıldığı üzere bu konferans bilgi vermek amacında değil İrfan Galip’in düşüncesine göre kadınlardan öç almanın tam sırasıdır. Bu konferanslar esnasında kim olduğunu bilmediği birinden gelen mektup onun düşüncelerini değiştirmeye başlar. İkinci konferansta İrfan’ın kıyamet sahnesini anlattığı sırada, önceden hazırladığı küçük oyun sahnelenir. İşte bu konferansta Emeti Hanımın gördüğü ve hayran kaldığı biri vardır. Bu kişi İrfan’ın kulağına gittiğinde İrfan mektuplaştığı gizemli kişinin bu güzel olabileceğini düşünür. İrfan mektuplaştığı kişi hakkında kötü söylentiler duyar fakat buna rağmen söylentiler evlenmekten vaz geçiremez. Evlendiği kişi konuştukları ilk gece felsefe ve bilim hakkında uzun uzun konuşur. Asıl amacı kadınların öcünü almaktır ve bunun için bir oyun yapar fakat yaptığı oyunun sonucunda İrfan’ın onun için ideal bir koca olduğu kanısına varır.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)
ben bir gürgen dalıyımHasan Ali Toptaş’ın 2003 yılında yazdığı “Ben bir Gürgen Dalıyım” romanı kitabın tanıtım kısmında da yazdığı gibi yemyeşil umutların, horgörülen ufukların, kaybedilen zamanların, bitmeyen zulüm çarklarının, ama asla sönmeyen bir inancın hikâyesi…

Kitaptaki ağaçlar, çimler, çiçekler kendi duygu ve düşünce dünyalarında birer insanı simgelemekte. İnsanlar gibi bir birleri arasında konuşabilmekte fakat insanlara kendilerini anlatamamaktadırlar. İnsanlar da kendi aralarında konuşup, kendilerini ağaçlara ya da diğer canlılara anlatamazlar, bu yüzden kitap göründüğü gibi sadece bir gürgen ağacının hikâyesi değil, yazarın iç dünyasını somutlaştırdığı halidir.

Kitaptaki çoğu diyalog birer yaşanmışlık taşımakta. Sanki Hasan Ali Toptaş’ın hayal dünyasındaki sahneleri okumuş gibi değil de eski bir hikayeyi bizler için ele almış gibi. Kendisini, romanın içinde hissettiğimiz satırlarında yazar adeta bir gürgen ağacına bürünmüş gibiydi.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
Menâkıb-ı Mustafa Safî müellifi Derviş İbrahim Hilmî Bey’in kendisinden üç yaş küçük olan kardeşi Muhammed Zühdî Bey, Boluludur ve Mudurnulu Halil Rahmî Efendi’nin...
Sanatçı ve Devlet Adamı Gece on buçuk sularında kapısı çalınıyor Alaeddin Bey'in, kapıda polisler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hanım öğretmenler için bir yemek vermiş. Sohbet...
Alaeddin Bey 19 Kasım 1994 de Harbiye Kültür Konser Salonunda hicaz bir şarkı okuyor. "Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter, Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir...
Mehmet Kaplan, üniversitelerde, sanat, edebiyat ve kültür çevrelerinde tanınmış bir edebiyat araştırmacısı; eleştirmen, denemeci, “müşfik ve müşvik bir hoca”, kültür adamı,...
Makedon isyancılar Cemile'nin annesini, babasını katlediyor. Henüz beş yaşındaki Cemile'yi de süngülemişler, öldü diye bırakmışlar. Saatler sonra Osmanlı askeri bulmuş,...
Yahya Kemal Beyatlı, kendi kuşağına ve daha sonraki kuşaklara mensup birçok şairi yazarı ve kültür adamını etkilemiş bir şairdir. Onun meydana getirdiği etki ve bıraktığı iz,...
Türk edebiyatının daima ağır basan kefesi, Türklüğün ortak değeri Dede Korkut Hikâyeleri; mitoloji, tarih, sosyoloji ve kültür gibi alanlarda kaynak durumundadır. İçeriğinin...
Alaeddin Yavaşça 1945 yılında İstanbul Erkek Lisesini birincilikle bitirir ve tıp fakültesi imtihanlarını kazanır, tıp tahsiline başlar. Son sınıfta bir fasıl toplantısındadır....
‘ah, güzdür, güzdür o, bulanık defter!’ (Hilmi Yavuz) Rüzgârı yazmak. Burada, şimdi, oturmuş rüzgârı yazmaya çalışıyorum. Yaz’dır, beyaz evlerin ötesinde mandalina ağaçları ve...
Alaeddin Yavaşça emanetini teslim etti. Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesi Haziresi'ne defnedildi. Yahya Kemal diyordu ya "Kökü mazide olan atiyim" diye. Tam Alaeddin Yavaşça...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech