Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
Ahmet URFALI">
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)
Bunu okudun 0%

milli suurMaksudi Arsal , Milliyet Duygusunun Sosyolojik Esasları adlı eserinde; ‘’Milletlerin var olmak azim ve iradesi de;  milli şuur , milliyet duygusu veya  milliyetçilik adlarını alır.” diyerek Türk kültüründe var olan ‘ devlet-i ebed-müddet’ anlayışını formüle etmiştir. Bir millete mensup bireylerin akıl ve kalp yoluyla ‘milli şuur, milliyet duygusu ve milliyetçilik’ kavramlarını hayatlarının içine sokmaları, davranış ve düşüncelerinde ortaya koymaları devlet-millet bekası açısından büyük önem taşımaktadır.

Ortak değerler, ortak ülküler etrafında toplanmayı sağlar. Dil, tarih şuuru ve inanç birliği toplumların  maziden hâle, hâlden de istikbale sağlıklı biçimde  yürümelerini sağlar. Toplumların huzur, istikrar ve bütünlüğünü üzerine nifak sokmaya, fitne çıkarmaya çalışanların bu değerleri yıpratma, tereddüt ve şüphe uyandırma gayretleri düşmanlık derecesinde  art niyetli eylemlerdir. Üstelik bu tür faaliyetler, ‘suret-i haktan’görünerek kutsal dini değerler üzerinden sinsice yapılınca inanç hassasiyeti olan insanlar ikircikli algılarda kalarak bocalamaktadır.

   Millî kimlik, tarihsel gelişim içinde millî kültür unsurlarının şekillendirdiği kimlik tipidir. Millî kültür ise, diğer toplumlardan farklılığı ortaya koyan karakterin meydana getirdiği kültürdür.  Gökalp’ e göre, milli kültür esasında hâkim kültür olmaktadır. Kafesoğlu’na göre ise, kültürün kendisi millidir. Zaman ve çevre şartlarına bağlı olarak bazı unsurları değişebilir, fakat esas özelliklerin ortaya koyan temel karakteri yüzyıllar boyunca varlığını sürdürür. 

  Milli şuur, bir milletin bütün fertlerinin ortak duygu ve düşünce birliğinde içerisinde milliyet varlıklarını duyması ve bilmesidir. Şuur; farkına vurma, varlığını bilme anlamındadır. Milli şuur, milli konularda hassasiyet ve duyarlılık göstermektir. Şuurlu insan, kendini, çevresini tanıma ve bilme imkânına sahip olur. Böylece bu algı, kavrayış ve anlama doğrultusunda tutum, davranış ve eylemler gösterir. Milli şuurun kaynağı; milli kültür, ahlaki değerler, kutsal dini değerlerdir. Milli şuurun oluşmasında sözlü ve yazılı ortak metinlerin etkisi tartışılmaz bir gerçektir. Metinler; kültürel, ahlaki ve dini mahiyette olabilir.Kaynaklardan alınan  değerler, insanların  iç benliğinde kaynaşıp bütünleşerek ortaya çıkar. Şuur kişiye, milli şuur topluma mahsustur. Milli şuuru yüksek seviyede bulunan milletlerin birlik ve beraberliği de güçlüdür. İç ve dışta güçlü milletler, meydana gelecek olan sorunları kolaylıkla aşabilirler. Milli şuur, milletin geleceğini kurmaya çalışırken bağımsızlığı öncelikli olarak savunur. Bağımsızlık; bir zümre, grup veya dış mihrakın güdülemesi olmadan milli iradeyi hâkim kılmaktır.

   Anadolu coğrafyasında ortak metin ve edebi eserler; Battal Gazi Destanı, Danişmendname ve Saltukname Türk milletinin fetih ülküsünü, vatan tutma gayesini ifade ederken Süleyman Çelebi’nin Mevlit’i dindarlığı, ifade ederken Süleyman Çelebi’nin Mevlit’i dindarlığı,Yunus Emre,  Hacı Bektaş Veli, Ahi Evran  gibi ulular düşünce derinliğini belirtiyordu. 12.-13.yüzyılda Anadolu’da vuku bulan pek çok sıkıntı ve darlık milli şuur vasıtasıyla aşılabilmiştir. Bu konuda daha pek çok eser ve kimlikten bahsedilebilir.

   İmparatorluktan ulus devlete geçişte de yeni Türkiye’nin yeni insan tipi için ‘İyi İnsan-İyi Vatandaş’ ideali benimsenerek  milli devletin hedefi belirlenmiştir. Yüzyıllık bir geçmişe rağmen hâlâ Milli Mücadele döneminin tartışılması, olaylar ve kişiler üzerinden polimikler yapılması dış kaynaklı olup içerdeki  işbirlikçilerin  ‘gaflet, dalalet ve hatta ihanet’ ölçüsünde söylemlerde bulunmaları acı bir gerçektir. Türklük, milli devlet, üniter yapı, milli ordu, öğrenci andı, İstiklal Marşı ve benzeri hemen her konu  ağır bir saldırı altındadır.

     Eğitim ve kültür konusundaki başarısızlık en üst seviyede dile getirilmekte, ancak hiçbir tedbir alınmamaktadır.Gençlik elimizden kayıp gitme durumuyla karşı karşıyadır. Milli şuurun oluşumunda etkin bir işlevi olan milli kültürün yapı taşları birer birer sökülüp atılmaktadır. Birlik ruhu, müşrerek heyacan ve  geleceği kurma ülküsü günden güne kaybolmaktadır. Milli birlik ve beraberliğin önemli unsurlarından olan ortak metinler yerini hiçbir eğitim materyali tutamaz.

     Birlik ve beraberliğin ortak metinlerinden  olan Öğrenci Andı, bir  ırkçılık söylemi olarak takdim edilmektedir. Bu bakış, yanlışın ötesinde kasıtlı bir anlayıştır. Zira her milletin kendini tanımlama hürriyeti vardır. Kaldı ki, söz konusu  and; Türk kültürü, İslâm, ahlaki ve insani değerler bakımından rahatsızlık  verici bir özellik taşımamaktadır. Eğitim ve kültürdeki başarısızlık, ortak edebi metinlerin muhtevasına inanarak kazanılan milli güçle aşılabilir.

     Öğrenci Andı, yerli ve milli değilse yerli ve milli olan nedir?

        

Comments powered by CComment

About the Author

Ahmet URFALI

More articles from this author

Alaeddin Bey 19 Kasım 1994 de Harbiye Kültür Konser Salonunda hicaz bir şarkı okuyor. "Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter, Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir...
Menâkıb-ı Mustafa Safî müellifi Derviş İbrahim Hilmî Bey’in kendisinden üç yaş küçük olan kardeşi Muhammed Zühdî Bey, Boluludur ve Mudurnulu Halil Rahmî Efendi’nin...
Sanatçı ve Devlet Adamı Gece on buçuk sularında kapısı çalınıyor Alaeddin Bey'in, kapıda polisler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hanım öğretmenler için bir yemek vermiş. Sohbet...
Mehmet Kaplan, üniversitelerde, sanat, edebiyat ve kültür çevrelerinde tanınmış bir edebiyat araştırmacısı; eleştirmen, denemeci, “müşfik ve müşvik bir hoca”, kültür adamı,...
Yahya Kemal Beyatlı, kendi kuşağına ve daha sonraki kuşaklara mensup birçok şairi yazarı ve kültür adamını etkilemiş bir şairdir. Onun meydana getirdiği etki ve bıraktığı iz,...
Türk edebiyatının daima ağır basan kefesi, Türklüğün ortak değeri Dede Korkut Hikâyeleri; mitoloji, tarih, sosyoloji ve kültür gibi alanlarda kaynak durumundadır. İçeriğinin...
Alaeddin Yavaşça 1945 yılında İstanbul Erkek Lisesini birincilikle bitirir ve tıp fakültesi imtihanlarını kazanır, tıp tahsiline başlar. Son sınıfta bir fasıl toplantısındadır....
Alaeddin Yavaşça emanetini teslim etti. Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesi Haziresi'ne defnedildi. Yahya Kemal diyordu ya "Kökü mazide olan atiyim" diye. Tam Alaeddin Yavaşça...
Makedon isyancılar Cemile'nin annesini, babasını katlediyor. Henüz beş yaşındaki Cemile'yi de süngülemişler, öldü diye bırakmışlar. Saatler sonra Osmanlı askeri bulmuş,...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
"Bugün dünya birbirine zıt iki yere parçalanmıştır: zalimler ve mazlumlar. Niçin bu insanlardan birisi parasının gücü ile sanat öğrensin, eğitim alabilsin; diğeri ise bütün...
Türk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech