Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
Ahmet URFALI">
(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)
Bunu okudun 0%

turk kulturunde nevruzBütün Türk dünyasının kültürel kodları içinde bir başlangıç günü olarak kabul edilen Nevruz,tarih sahnesine çıkışımızdan bu yana çoşkun  şölenlerle kutlana gelmiştir. Nevruz, Türk dünyasında; Yılsırtı, Mart Dokuzu, Mart Bozumu, Sultan Nevruz, Gün Dönümü, Yeni Gün gibi  pek çok isimlerle anılmaktadır.Nevruz,birlik, beraberlik ve bir kültür günü olarak  anılmaktadır. 18.yüzyıl  ozanlarından Ali Nebi,Nevruz şiirinde şöyle diyor:

‘’ Bu gün dağlar yeşillendi
Sultan Nevruz safa geldinli
Cümle kuşlar hep dillendi
Sutan Nevruz safa geldin 

Bu gün bahar eyyamıdır
NevruzTürk‘ün bayramıdır
Gönülerin sultanıdır
Sultan Nevruz safa geldin 

Allah deyü öten kuşlar
Dua eyler dağlar taşlar
Yeşillendi hep ağaçlar
Sultan Nevruz safa geldin 

Geçti şita  döndük yaza
Ali Nebi’m vurur saza
Kızanlar düştü alaza
Sultan Nevruz safa geldin’’

     Tarih boyunca bütün Türk devletlerinde Nevruz,bayram olarak kutlanmıştır.Türklerin Ergenekon‘dan çıkış gününün yirmi bir marta rastladığı kabul edilmektedir. On İki Hayvanlı Türk Takviminde yıl başı da aynı güne rastlamaktadır . Oğuz Kağan‘ın bu günü kutsal saydığını ve bayram gibi törenlerle karşıladığı bilinmektedir. Türklerin Nevruz kutlamaları Eski Uygur Dönemi nesimlerine de konu olmuştur. Selçuklu Sultanı Sultan Celaleddin Melikşah, devrin uzay bilimcilerini Selçukluların başkenti İsfahan’da toplamış, kendi adıyla anılan Celali Takvimi’ni yaptırmıştır . Şemsi Takvim adıyla İran ve Afganistan’da kullanılan bu takvime göre yılbaşı yirmi bir marttır. Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan, Nevruz gününü yılbaşı kabul etmiş, vergileri buna göre düzenlemiştir. Sultan kelimesinin Nevruzla birlikte kullanılması, padişahların halkla birlikte Nevruz kutlamalarına katılmasıyla ilgilidir. Ertugrul Gazi Törenleri, II. Abdülhamid zamanına kadar  mart dokuzu,Nevruz  günü yapılmıştır.

     21 Mart 1919′da Konya’da Ergenekon Bayramı’nın kutlandığını devrin gazetelerinden yazmaktadır.Atatürk, Ankara Keçiören’de 21 Mart 1922′de Ergenekon bayramı ismiyle düzenlenen bir törene katılmıştır.  Azerbaycan,Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan Cumhuriyetleri’nde 21 Mart 1991′den itibaren Nevruz resmi bayram ilan 

Nevruz,Farsça yeni gün anlamına gelmektedir.İranlılar bu kutlamaları Saka Türklerinden alarak kendi kültürlerinin içine sokmuştur.Nevruz,bütün milletlerin kültürüne  Türklerden geçmiştir. 

       Nevruz;Altay Türklerinde  Cılgayak bayramı; Azerbaycan’da Novruz ve  Ergenekon bayramı, Bozkurt bayramı, Ölüler bayramı; Başkurt Türklerinde  Ekin bayramı, Doğu Türkistan’da  Yeni Gün, Baş Bahar, Gagavuzlarda  İlkyaz; Karaçay-Malkar Türklerinde  Gollü, Gutan, Saban Toy, Tegri Toy; Kazakistan Türklerinde Navruz, Nevruz bayramı, Nevruz Köce, Ulus Günü; Kazan ve Karapapaklar  Ergenekon bayramı; Kırgızistan’da Noruz; Kumuk Türklerinde  Yazbaş; Nogay Türklerinde Navruz, Saban Toy; Özbekistan’da  Nevroz; Tatarlarda Nevruz; Türkmenlerde Teze Yıl; Uygur’da Yeni Gün  olarak adlandırılmaktadır.

   Ateş kültü, su kültü ve atalar kültü temel inanışlardır.Demir dövülmesi,Ergenekon’dan çıkışı anlatır.Sabah ateş yakarak üzerinden atlamak  ateş kültü ile ilgilidir.  Suyun yola ve eve serpilmesi, geri kalan suyun ev halkınca içilmesi su kültünü  belirtisidir. Konu komşuya yumurta,süt ,yoğurt dağıtılması ,ortak eğlenceler düzenlenmesi Türk kültürünün temel taşlarından olan  sosyal dayanışma anlayışının bir örneğidir.

Divan edebiyatında da işlenmiş, şairler tarafından gazel ve kaside tarzında ‘Nevruziyeler’ yazılmış, devrin hükümdarlarına ve devlet adamlarına sunulmuştur. 

Nef‘î’, Nevruz gazelinde;
‘’Erişdi bahar oldu yine hemdem-i nevrûz
Şâd etse n’ola dilleri câm-ı Cem’i nevrûz’’derken

   Pir Sultan Abdal, nevrûziyyesinde;
‘’Âşık olan canlar bugün gelirler
Sultan nevrûz günü birlik olurlar
Hallâk-ı cihândan ziyâ olurlar
Himmeti erince nevrûz sultanın’’ söyleyişi ile birlik olmaya dikkati çeker.

Şehriyar,Haydar Baba’ya Selam adlı şiirinde bir Nevruz eğlencesini anlatır ;

 “Yumurtanı göyçük güllü boyardık

Çakğışdırıp sınanların soyardık

Oynamaktan birce meğer doyardık

Eli mene yaşıl aşık vererdi.’’

 Hüseyin Hüsnü Erdikul   bir deyişinde Nevruz’a kavuşmaktan mutlu olur;

“Gönüller şad oldu, ilkbahar geldi

Nevruz bayramına eriştik ya Hu. 

Çemenzar şevk ile nura bezendi

Nevruz bayramına eriştik ya Hu...”

 Cemlerde okunan bir  gülbangta  Nevruz kutlanır : 

“Bismi Şah Allah Allah...! 

Nevruz bayramınız kutlu ola 

Yeni yılınız hayırlı uğurlu ola..! 

Şah-ı Velayet İmam Ali Efendimizin doğum günü mübarek ola ..

Boz Atlı Hızır yoldaşınız ola!...

Dilde dileklerimizi, gönülde muratlarımızı vere.. 

Hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara eda ihsan eyleye... 

Dil bizden, nefes Pirimiz Hünkarımız Hacı Bektaş-ı Veli’den ola.. 

Gerçeğe Hüü...”

Namık Kemal Ramazan Bayramı ile Nevruz bayramını kasidesinde birlikte kutlar:

“Bayramı getürdü şeref-i makdem-i nevruz

Hem hürrem-i îdiz yine hem mükrem-i nevruz

At köhne libâs-ı gamı tecdîd-i sürur et,

Hem îd-i safa sür yürü hem âlem-i nevruz

Olsam ki yüzden nola şekker çeş-i buse

İd-i ramazan oldu bugün hemdem-i nevruz…”

Yavuz Bülent Bakiler,Turan şiirinde  Nevruz ateşini tutuşturur:   

“Nevruz toylarımızda ateşler tutuşturdum.

Orhun'dan, Seyhun'dan, Ceyhun'dan geçtim.

Yol gösterdi kükreyerek bana Bozkurt'um.

Atımla hep yanyana gözelerden su içtim.

Baykal'da da çimdim ben, Hazar Denizi'nde de

Toprağıma bağdaş kurup oturdum.”

Nef’i kasidesinde nevruz gününn gelişini sevinçle karşılar:

‘’ Esti nesim-i nevbahar açıldı güller subhdem

Açsın bizim de gönlümüz saki medet sun câm-ı Cem

(Sabah vakti ilkbahar yeli esti, güller açıldı

Saki medet, Cem’in kadehini sun, bizim de gönlümüz açılsın.)

Erdi yine ürdibehişt oldu hava anber-sirişt

Âlem behişt ender behişt her guşe bir bağ--ı İrem

(Erdi yine nisan ayı, hava anber kokularıyla 

cennet içre cennet, her köşe bir İrem bağı  oldu) ‘’

  Nevruz,birlik ve beraberliğin  en eski adıdır.Nevruz’da kin,nefret,bölücülük ve ayrılıkçılık olmamalıdır.Bu en eski Türk bayramını, kendilerine  tarih ve kültür arayışına giren bölücülerin ellerine teslim etmemek gerekir. 

Comments powered by CComment

About the Author

Ahmet URFALI

More articles from this author

Menâkıb-ı Mustafa Safî müellifi Derviş İbrahim Hilmî Bey’in kendisinden üç yaş küçük olan kardeşi Muhammed Zühdî Bey, Boluludur ve Mudurnulu Halil Rahmî Efendi’nin...
Alaeddin Bey 19 Kasım 1994 de Harbiye Kültür Konser Salonunda hicaz bir şarkı okuyor. "Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter, Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir...
Sanatçı ve Devlet Adamı Gece on buçuk sularında kapısı çalınıyor Alaeddin Bey'in, kapıda polisler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hanım öğretmenler için bir yemek vermiş. Sohbet...
Mehmet Kaplan, üniversitelerde, sanat, edebiyat ve kültür çevrelerinde tanınmış bir edebiyat araştırmacısı; eleştirmen, denemeci, “müşfik ve müşvik bir hoca”, kültür adamı,...
Bursa’nın, benim çocukluğuma bellek mekânı olarak yerleşmesinin tarihi, 1940’lardır. 1939’da babam Yahya Hikmet Yavuz’un, Orhangazi kaymakamlığına atandığında üç yaşımı yeni...
Yahya Kemal Beyatlı, kendi kuşağına ve daha sonraki kuşaklara mensup birçok şairi yazarı ve kültür adamını etkilemiş bir şairdir. Onun meydana getirdiği etki ve bıraktığı iz,...
Türk edebiyatının daima ağır basan kefesi, Türklüğün ortak değeri Dede Korkut Hikâyeleri; mitoloji, tarih, sosyoloji ve kültür gibi alanlarda kaynak durumundadır. İçeriğinin...
Makedon isyancılar Cemile'nin annesini, babasını katlediyor. Henüz beş yaşındaki Cemile'yi de süngülemişler, öldü diye bırakmışlar. Saatler sonra Osmanlı askeri bulmuş,...
Alaeddin Yavaşça 1945 yılında İstanbul Erkek Lisesini birincilikle bitirir ve tıp fakültesi imtihanlarını kazanır, tıp tahsiline başlar. Son sınıfta bir fasıl toplantısındadır....
Alaeddin Yavaşça emanetini teslim etti. Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesi Haziresi'ne defnedildi. Yahya Kemal diyordu ya "Kökü mazide olan atiyim" diye. Tam Alaeddin Yavaşça...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech