Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
Ahmet URFALI">
(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)
Bunu okudun 0%

hoca tahsin efendi ahmet urfali Tanzimat Fermanı,  Sultan Abdülmecit döneminde 17 Temmuz 1839 tarihinde yayınlandı. Fermanın ilanında Mustafa Reşit Paşa ve diğer bürokratların etkili olduğu bilinmektedir. Osmanlı devletinin askeri ve siyasi yönden farklı krizler yaşaması, yeni çıkış yolları aramasına sebep olmuştur. Tanzimat Fermanı, bu anlamda Türk tarihinde önemli adımdır.

    Devlet işlerinde kanuna ve hakkaniyete uyulması, rüşvet ve zulümden kaçınılması, ülkede yaşayan müslim-gayri müslim bütün halkın güvenliğinin sağlanması, canından, malından ve meskeninden emin kılınması, saraya hediye gönderilmemesi ve bürokratların bu tür hediyeleri kabul etmemesi gibi  çeşitli kural ve yasakları içeren Tanzimat Fermanı, Batı ülkeleriyle daha sıkı ilişkiler kurmayı da amaçlıyordu.

  Osmanlı aydınları, Batı’yı yakından takip ederek;  askeri ve siyasi yeniliklerle teknoloji, bilim, felsefe ve sanat alanındaki gelişmeleri ülkede uygulamayı istiyorlardı.

    Bilgin, düşünür, eğitimci ve şair Hoca Tahsin Efendi (1811-1881), yeni açılacak olan Dârülfünûn’da görevlendirilmek üzere matematik ve doğa bilimleri eğitimi almak için Paris’e gönderilmiştir. Paris’te Namık Kemal ve Yeni Osmanlılarla yakın temasta bulunmuş, felsefeyle de ilgilenmiştir. Eğitimini tamamladıktan sonra kuruluş aşamasında olan Dârülfünûn’a müdür göreviyle atanmıştır.

    Hoca Tahsin Efendi, Türk düşünce ve bilim tarihi açısından verdiği eserlerle tanıtılması ve bilinmesi gereken bir şahsiyettir.

      Mürebbî-i Etfâl, Usûl-i Fenn-i Felâhet-Kimya-yı Ziraat, Esrâr-ı Âb u Havâ,, Psiholoji yâhûd ‘İlm-i Rûh , Târîh-i Tekvîn yâhûd Hilkat, Esâs-ı ‘İlm-i Hey’et, Mir’ât-ı Sema Esbab-ı İlm-i Hey’et. adlı eserlerinin yanında Müsemmenler şiir kitabı, çevirileri ve pek çok sayıda makalesi mevcuttur.

     Hoca Tahsin Efendi, akıl yürütme kavramının, duyum, istidâl, hüküm ve irade gibi ruhun bütününü içerdiğini belirtir. O, vicdanın, ruhun hiç değişmeyip etki edici olduğu, zıddının ise daima değişmek üzere bulunduğu düşüncesindedir.

 Ona göre; ‘’İnsan, ruh ve bedenden meydana gelmiştir. O, düşünen, algılayan bir varlıktır. İnsan bilgisi, kendini bilmekten ibaret olan vicdanla başlar. Ruh, kendi başına varlığını devam ettirebilir, ama beden varlığını ruha borçludur. Ruh, gelip geçici değil, beden ise gelip geçicidir. Bu nedenle ruh ölümsüz, beden ise ölümlüdür. Akıl, duyumlardan hareketle sentezler oluşturabilme gücüne sahiptir.’’

      Hoca Tahsin Efendi, yaşadığı dönemin diğer düşünce, şair ve bilginleri gibi rasyonalizmden etkilenmiştir.

    Şinasi, Namık Kemal, Beşir Fuat, Ahmet Cevdet Paşa, Ali Suavi ve Hoca Tahsin Efendi Osmanlı coğrafyasında bir döneme damga vurarak yeni ve farklı düşünceler ortaya koymuşlardır.  

     Hoca Tahsin Efendi, düşüncelerinden dolayı zaman zaman itham edilmiş, bu suçlamalara şiir diliyle cevap vermiştir:

‘’Bana bî-dîn dedi erbâb-ı maraz

İrtikâb eylediler kizbi hemân

Ben dahi ânlara dindâr didim

Yalanın karşulığı oldı yalan’’

 

    Hoca Tahsin Efendi’nin “Fuzelâ-yı Be-nâmdan Bir Marîzin Eser-i Hazînidir” başlıklı şiiri ölüm karşısındaki çaresizliği ve üzüntüyü felsefî yönden ele alır. Şiir 35 beyitten oluşmakta olup  örnek olması için bazıları yazımıza aldık.




    Mürg-i cânım olmak ister fârig-i dâr-ı fenâ

    Eylemez eski kafesdir bu bedenle iktifâ

(Can kuşum yokluk âlemini terk etmek ister

Bu bedenle yetinmez; çünkü bu beden artık eski bir kafestir.)

 

   Mâ’il-i hâl-i tecerrüddür arar mülk-i bekâ

    Merci‘idir ‘âlem-i lâhûta ister irtikâ

(Her şeyden soyunur ve Allah’a yönelir; sonsuzluk mülkünü arar

Lâhut Alemi’ne döner ve oraya yükselmek ister.)

 

    Çünki aksâ-yı murâdı vuslat-ı zât-i Hüdâ

    Âkibet köhne libâsın cisimden olur cüdâ

 (Çünkü en son murâdı Allah’ın zâtına kavuşmaktır

Sonuçta, köhne elbisen cisminden ayrılır.)

  

Seyr-i enfâsım gibi evkâtı darlaşmakdadır

Sığmaz oldu hânesi rûhum kabarlaşmakdadır

. (Nefeslerimin akışı gibi vakitler darlaşmaktadır

Artık ruhum bu bedene sığmamaktadır.)

 

Saç sakallar berf-i şeyhûhatla karlaşmakdadır

Mehil arar her ân ecel ile pazarlaşmakdadır

(Saçlarım ve sakallarım yaşlılık karıyla aklaşmaktadır

Mehil arar her an, ecel ile pazarlık yapmaktadır.)

 

Artık ‘Azrâ’îl’e teslîmi karârlaşmakdadır

Âcilen kervân-ı ervâha katârlaşmakdadır

(Artık Azrail’e teslim olmaya karar kılmaktadır

Âcilen ruhlar kervanına katılmaktadır.)

 

 Gelmenin ger kesb-i ‘irfân ise sırr u hikmeti

Zikr u fikr-i Hâlik etmekse kemâl-i hizmeti

(Eğer bu Dünya’ya gelmenin sır ve hikmeti irfan kazanmaksa,

En büyük hizmeti, Yaratıcı’yı anmak ve düşünmekse.)

 

Ric‘atinde fart-ı isti‘câldir bu rıhleti

Tûl-i dehrin var mı ‘ömr-i Âdem ile nisbeti

(Bu seyahatin geri dönüşü çok çabuk olmalıdır

Vaktin uzunluğunun Âdem ömrü ile bir nisbeti var mıdır?)

  Yazımızın başlığında Hoca Tahsin Efendi için ‘gölgede kalmış bir aydın’ ifadesini özellikle kullandık. Zira Hoca, sınırlı sayıda bir kültür çevresince tanınmaktadır. Bu durum, maalesef  değerli insanlarımızı bilip tanımak, eserlerini okumak, düşüncelerini kavramak bakımlarından yetersiz kalışımızın olumsuz bir örneğidir. Bilimsel zihniyet eksikliğimizi gidermek ancak hizmet eden insanlarımızı tanımaktan geçer. Dileğimiz, gölgede kalan aydınlarımızın da eserleriyle birlikte öğrenmesidir.

Comments powered by CComment

About the Author

Ahmet URFALI

More articles from this author

Menâkıb-ı Mustafa Safî müellifi Derviş İbrahim Hilmî Bey’in kendisinden üç yaş küçük olan kardeşi Muhammed Zühdî Bey, Boluludur ve Mudurnulu Halil Rahmî Efendi’nin...
Alaeddin Bey 19 Kasım 1994 de Harbiye Kültür Konser Salonunda hicaz bir şarkı okuyor. "Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter, Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir...
Sanatçı ve Devlet Adamı Gece on buçuk sularında kapısı çalınıyor Alaeddin Bey'in, kapıda polisler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hanım öğretmenler için bir yemek vermiş. Sohbet...
Mehmet Kaplan, üniversitelerde, sanat, edebiyat ve kültür çevrelerinde tanınmış bir edebiyat araştırmacısı; eleştirmen, denemeci, “müşfik ve müşvik bir hoca”, kültür adamı,...
Bursa’nın, benim çocukluğuma bellek mekânı olarak yerleşmesinin tarihi, 1940’lardır. 1939’da babam Yahya Hikmet Yavuz’un, Orhangazi kaymakamlığına atandığında üç yaşımı yeni...
Yahya Kemal Beyatlı, kendi kuşağına ve daha sonraki kuşaklara mensup birçok şairi yazarı ve kültür adamını etkilemiş bir şairdir. Onun meydana getirdiği etki ve bıraktığı iz,...
Türk edebiyatının daima ağır basan kefesi, Türklüğün ortak değeri Dede Korkut Hikâyeleri; mitoloji, tarih, sosyoloji ve kültür gibi alanlarda kaynak durumundadır. İçeriğinin...
Makedon isyancılar Cemile'nin annesini, babasını katlediyor. Henüz beş yaşındaki Cemile'yi de süngülemişler, öldü diye bırakmışlar. Saatler sonra Osmanlı askeri bulmuş,...
Alaeddin Yavaşça 1945 yılında İstanbul Erkek Lisesini birincilikle bitirir ve tıp fakültesi imtihanlarını kazanır, tıp tahsiline başlar. Son sınıfta bir fasıl toplantısındadır....
Alaeddin Yavaşça emanetini teslim etti. Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesi Haziresi'ne defnedildi. Yahya Kemal diyordu ya "Kökü mazide olan atiyim" diye. Tam Alaeddin Yavaşça...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech