Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
Ahmet URFALI">
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)
Bunu okudun 0%

siir dili turkce ahmet urfali  Türk kültüründe hayat şiirle iç içedir. Bebeklikten itibaren şiir, ninnilerle başlayıp tekerlemeler, şarkılar, türküler, ilahiler, manilerle devam eder. Hak vaki olup ömür dolunca da insan ağıtlarla sonsuzluğa uğurlanır. Gündelik yaşantıda konuşmalarda mecaz, deyim ve atasözleri sıkça kullanılır. Söz, konuşmanın etkisini artırmak için vurgu ve tonlamalarla kuvvetlendirilir. ‘’Taşı gediğine koymak’’ üzere söylenen söz, asırlar içinden süzülüp gelen uyaklı ve ölçülü deyişlerle bağlanır. 

       Türk milletinin temel özelliklerinden biri de sözün kutsal oluşunu bilerek hikmetli söyleyişlere yönelmesi, konuşma ve yazmada bunları tercih etmesidir. Bu yüzden ‘’dağdaki çobanından saraydaki padişahına kadar ‘’ şiire yatkınlığı bulunmaktadır. Bu özelliğe bir de Türk milletinin duygulu olması eklenince Türkçe’nin söz dizimindeki akışkanlığıyla birlikte şiiriyeti ortaya çıkarmaktadır. Türkçe’nin yapı bakımından sondan eklemeli bir dil olması, ünlülerindeki kalınlık incelik nedeniyle aliterasyon ve asonans sanatlarına uygunluğu, ondaki  söz estetiğini işaret etmektedir.

   Söz estetiği; yerindelik, akıcılık, incelik, canlılık, özlük, özgünlük, belginlik gibi kavramları içermektedir. İnsan, sözde haz estetiği arar. Bu arayış, duyu ve zihin çağrışımlarıyla maverai duygular uyandırmalıdır. Konu buraya dayandığında Türkçe’nin üstünlüğü aşikârdır. Türkçe fonetiğinin yabancılar tarafından kuş ötüşü ve şiir okumaya benzer gösterilmesi akışkan dil olmasından kaynaklanmaktadır.

     İnsanlar, yazılı metinlerde olduğu gibi konuşmaz. Bu yüzden, konuşma dili, gündelik dil, bilimsel dil, devlet yazışma dili, yazı dili ve edebi dil birbirinden farklıdır. Edebi dil, medeniyet dilidir. Edebi dil; milletlerin olgunlaşmış, belli bir seviyeye ulaşmış, içinde üslup özellikleri taşıyan, ifadesinde söz ve anlam sanatları bulunan estetik dildir. Edebî dilin en önemli özelliklerinden biri, sözcüklerin genellikle temel anlamlarından uzaklaşmasıdır. Bu bakımdan edebî dilde yan ve mecaz anlamlar ön plana çıkar. “Bu noktada edebî dili, bir anlamda tabiî dilden bir ‘sapma’ olarak değerlendirmek de mümkündür. ”Edebî dilde, sözcüklerin anlam, ses, duygu ve çağrışım değerleri söz konusudur. 

   Türkçe’nin yazılı ve tespit edilmiş sözlü ilk edebi metinlerine bakıldığında onun şiiriyet taşıdığı hemen görülmektedir. Şiir, özünü oluşturan şairin duygu ve düşünce dünyasındaki özgün imge ve tasarımları, kendine özgü bir dile, yapı ve biçime dönüştürerek aktarıp okuyucuyu etkilemeyi, duygulandırmayı amaçlar ve diğer edebi türlere oranla çok daha az sözcük kullanarak yoğun anlamlar aktarır.

      Türkçe’nin şiir dili olmasını; zengin sanatlı anlatımı, özgün üslubu, vezin tekniği, tarihi boyutu gibi temel unsurlar sağlamaktadır. Elli civarında edebi sanat çeşidi, aruz ve hece teknik ölçüleri, özgün Türkistan üslubu, asırlar öncesine dayanan tarih kökü, nazım şekillerindeki çokluğu Türkçe’nin şiir dili olmasında başlıca etkenlerdir.

        Bozkır göçerlerinin dilidir Türkçe, bozkır kadar saf, sade ve gerçek.Türkçe, bülbül sesidir duyulduğunda kalbi yeni heveslerle kanatlandıran. Bir sabah esintisidir, atlı yiğitlerin bozkır ikliminde seslendirdiği. Türkçe, Orhun nehrinin soğuk sularını yüzünden öpen salkım söğüt yapraklarının mutluluk türküsüdür. Türk ruhunun güzelliğine açılan kapısıdır Türkçe. 

Türkçe bir akıncı türküsüdür, Uluğ Türkistan’dan kalkıp Tuna’yı geçerken söylenen.

Yunus’ta ağırbaşlılık, Köroğlu’nda başkaldırıdır. Yüreğin üstüne baş düşürmektir.

     Bir şiir dilidir Türkçe, pınar suyu duruluğundadır, gözelerinden giz’ler çıkaran. Jean-Paul Rox, Türkçe’in özelliğini şöyle vurgular: “Türklerle ilgili olarak kabul edilebilecek biricik tanım dilbilgisel olandır. Türklerin dili çok büyük bir çekim gücüne sahip olduğundan ilişkide bulundukları birçok insan topluluğu tarafından benimsenmiştir.”

     Türk anneler çocuklarına anadillerini öğretmenin mutluluğunu yaşarlar, dillenip konuşmaya başlayınca kuzuları. Bozkır göçerlerinin dilidir Türkçe, hareketin söz olup bahar sabahlarında gönüllere güneşin doğmasıdır. 

 

     Dil Bilimci Jean Deny; “Türk dili, seçkin bir bilginler kurulunun danışma ve tartışmaları sonucunda oluştuğu kanısını uyandırıyor. Fakat böyle bir kurul, Türkistan bozkırında kendi başına kalmış olarak ve kendi yasaları ya da kendi içgüdüleri itişiyle, insan beyninin yarattığı bu sonucu sağlayamazdı.” diyerek bu gerçeği ortaya koyar.

   Türk dili, Türk coğrafyasında şair ve yazarların yeni ürettiği eserlerle geleceğe emin adımlarla ilerlemektedir. Ses yapısı, sözcük zenginliği, kültürel mirasıyla Türk dili milli kimliğimizin yegane unsuru olarak ebed-müddet yaşayacaktır.  

   Türkçe, Yahya Kemal Beyatlı’nın ağzında ‘’anne sütü’’, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın eline ‘’ses bayrağı’’dır.siir dili turkce ahmet urfali

 

Comments powered by CComment

About the Author

Ahmet URFALI

More articles from this author

Menâkıb-ı Mustafa Safî müellifi Derviş İbrahim Hilmî Bey’in kendisinden üç yaş küçük olan kardeşi Muhammed Zühdî Bey, Boluludur ve Mudurnulu Halil Rahmî Efendi’nin...
Alaeddin Bey 19 Kasım 1994 de Harbiye Kültür Konser Salonunda hicaz bir şarkı okuyor. "Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter, Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir...
Sanatçı ve Devlet Adamı Gece on buçuk sularında kapısı çalınıyor Alaeddin Bey'in, kapıda polisler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hanım öğretmenler için bir yemek vermiş. Sohbet...
Mehmet Kaplan, üniversitelerde, sanat, edebiyat ve kültür çevrelerinde tanınmış bir edebiyat araştırmacısı; eleştirmen, denemeci, “müşfik ve müşvik bir hoca”, kültür adamı,...
Bursa’nın, benim çocukluğuma bellek mekânı olarak yerleşmesinin tarihi, 1940’lardır. 1939’da babam Yahya Hikmet Yavuz’un, Orhangazi kaymakamlığına atandığında üç yaşımı yeni...
Yahya Kemal Beyatlı, kendi kuşağına ve daha sonraki kuşaklara mensup birçok şairi yazarı ve kültür adamını etkilemiş bir şairdir. Onun meydana getirdiği etki ve bıraktığı iz,...
Türk edebiyatının daima ağır basan kefesi, Türklüğün ortak değeri Dede Korkut Hikâyeleri; mitoloji, tarih, sosyoloji ve kültür gibi alanlarda kaynak durumundadır. İçeriğinin...
Makedon isyancılar Cemile'nin annesini, babasını katlediyor. Henüz beş yaşındaki Cemile'yi de süngülemişler, öldü diye bırakmışlar. Saatler sonra Osmanlı askeri bulmuş,...
Alaeddin Yavaşça 1945 yılında İstanbul Erkek Lisesini birincilikle bitirir ve tıp fakültesi imtihanlarını kazanır, tıp tahsiline başlar. Son sınıfta bir fasıl toplantısındadır....
Alaeddin Yavaşça emanetini teslim etti. Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesi Haziresi'ne defnedildi. Yahya Kemal diyordu ya "Kökü mazide olan atiyim" diye. Tam Alaeddin Yavaşça...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech