Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
Ahmet URFALI">
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
Bunu okudun 0%

 sanatin tasnifiSanat, bir güzelliği meydana getirmek için yapılır. Sanatçının öznel bir çabası sonucunda özgün olarak ortaya çıkardığı sanat; kullandığı malzeme ve teknik, ifade ediş biçimi bakımından farklı adlarda sınıflandırılabilir. İnsanın ruh ve duygusuna hitap eden sanata; güzel sanatlar ve ince sanatlar da denir. Bu yönden sanat; kullanım değeri taşıyan ve el becerisine dayanan, deneyim ve ustalık gerektiren zanaattan ayrılır.

   Sanat, ortaya çıkışından itibaren çeşitli sınıflara ayrılmıştır. Orta Çağda; dilbilim, geometri, hesap, astronomi gibi bazı bilim dalları ve felsefe gibi düşünce sistemleri sanatın içinde yer alırken günümüzde daha başka ilke ve ölçütler esas alınarak sınıflandırmalar yapılmaktadır.

   Klasik bir sınıflandırma duyu organlarının algısına dayanır: Bunlar; görsel  (plastik) sanatlar(resim, heykel, mimari), fonetik sanatlar (müzik, edebiyat) ve ritmik sanatlar (opera, bale) şeklinde gruplandırılmıştır.

     Günümüzde sanat dalının teknik özellikleri ve nitelik durumuna göre sınıflandırma yapılmaktadır:

1-Yüzey Sanatları :  Resim, minyatür, fotoğraf, süsleme…

2- Hacim Sanatları:  Heykel, seramik, anıt…

3- Mekan Sanatları  : İç ve dış mimari, peyzaj…

4- Dil Sanatları : Edebiyat ve türleri…

5-Ses Sanatları : Müzik ve türleri…

6-Hareket Sanatları: Bale, dans…

7-Dramatik Sanatlar: Opera ve diğer sahne sanatları…

    Bu tasniflerin dışında düşünürler daha farklı sınıflandırmalar yapmışlardır. Onlara göre en nesnel sınıflandırmanın kullanılan araç ve ortama göre yapılması gerektiğidir. İşitsel sanatlar, sesle ilgili sanatlardır. Görsel sanatlar, fenomenal olarak görsel algılarla ilgilidir. Bu açıdan bakıldığında edebiyat, ne işitsel ne de görsel bir sanat olmayıp sembolik bir sanattır. Edebiyatın kullandığı araç ve ortam sözcüklerdir, sözcükler ise anlamlı seslerdir. Karma sanatlar ise birkaç aracı aynı anda kullanır. Opera, hem müziği hem de sözcükleri sanatsal etkinliğinin içine alır. Düşünürler, üç plastik sanat olan mimari, heykeltıraşlık ve resmin karşısına  üç ritim sanatı olan dans, müzik ve şiiri koyar.

    Sinema, hem zaman hem mekânla ilişkili olduğu için resim, heykel, mimari, dans, edebiyat ve müzikten sonra yedinci sanat adıyla değerlendirilir.

    Düşünürler, sanat sınıflandırmasını öznel ölçütlere göre hiyerarşik bir düzen anlayışıyla  yaparlar. Platon, sanatı kendisiyle değil, etkisiyle değerlendirir. Sanatı, ruhun aşağı parçasına hitap ettiği ve gerçeğe götüremediği için değersizleştirir. Platon, gerçekleri dikkatten uzaklaştırdığı için sanatçıları Devlet’inden dışlamıştır. Ancak gençleri eğitirken bazı şiir türleriyle  dansa önem vermiştir.

     Schopenhauer’un felsefesi iradenin kendini herhangi bir benzeşimden uzak olduğu gibi, ortaya koyduğu en üst alan müziktir. Müzik hariç diğer bütün güzel sanatlar iç çatışmadan doğar. Müzik idelerin kopyası değil, iradenin kendisinin kopyasıdır. İrade ne ise müzik odur, müzik özü söyler. Müzik, doğrudan dünyanın cevherini, görünenleri değil de arkasında olanı verir. Müzikteki tüm harmoni tonları, istemenin objeleşme derecelerinin de göstergesidir. Ona göre şiir ve trajedi; iradenin kendini en mükemmel biçimde ortaya koyduğu bir üst derecedir.     Hegel’e göre sınıflandırma mimariden şiire doğru yükselir. Ona göre şiir, en yüksek sanattır. Çünkü şiirde aktarılan olgu, anlamdır.

       Freud’a göre;  ‘biz’i anlatan bilim ile ‘ben’i anlatan sanat, bir insana giden en kısa yoldur. O,  psikanalitik açıdan yaratıcılığı, geçerli ve yeni çözümler bulabilme yeteneği olarak göürür. Freud, sanatsal üretimi, ikna edici, anlamlı özellikler taşıyan imgesel ürünler yaratma becerisi şeklinde tanımlar.

     Her düşünürün kendine mahsus bir sanat tasnifi anlayışı bulunmaktadır. Bu anlayışlar, akıl yoluyla düşünmenin bir tezahürü olup insanın ufkuna genişleten açılımlardır.

Comments powered by CComment

About the Author

Ahmet URFALI

More articles from this author

Alaeddin Bey 19 Kasım 1994 de Harbiye Kültür Konser Salonunda hicaz bir şarkı okuyor. "Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter, Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir...
Menâkıb-ı Mustafa Safî müellifi Derviş İbrahim Hilmî Bey’in kendisinden üç yaş küçük olan kardeşi Muhammed Zühdî Bey, Boluludur ve Mudurnulu Halil Rahmî Efendi’nin...
Sanatçı ve Devlet Adamı Gece on buçuk sularında kapısı çalınıyor Alaeddin Bey'in, kapıda polisler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hanım öğretmenler için bir yemek vermiş. Sohbet...
Mehmet Kaplan, üniversitelerde, sanat, edebiyat ve kültür çevrelerinde tanınmış bir edebiyat araştırmacısı; eleştirmen, denemeci, “müşfik ve müşvik bir hoca”, kültür adamı,...
Yahya Kemal Beyatlı, kendi kuşağına ve daha sonraki kuşaklara mensup birçok şairi yazarı ve kültür adamını etkilemiş bir şairdir. Onun meydana getirdiği etki ve bıraktığı iz,...
Türk edebiyatının daima ağır basan kefesi, Türklüğün ortak değeri Dede Korkut Hikâyeleri; mitoloji, tarih, sosyoloji ve kültür gibi alanlarda kaynak durumundadır. İçeriğinin...
Alaeddin Yavaşça 1945 yılında İstanbul Erkek Lisesini birincilikle bitirir ve tıp fakültesi imtihanlarını kazanır, tıp tahsiline başlar. Son sınıfta bir fasıl toplantısındadır....
Alaeddin Yavaşça emanetini teslim etti. Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesi Haziresi'ne defnedildi. Yahya Kemal diyordu ya "Kökü mazide olan atiyim" diye. Tam Alaeddin Yavaşça...
Makedon isyancılar Cemile'nin annesini, babasını katlediyor. Henüz beş yaşındaki Cemile'yi de süngülemişler, öldü diye bırakmışlar. Saatler sonra Osmanlı askeri bulmuş,...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
"Bugün dünya birbirine zıt iki yere parçalanmıştır: zalimler ve mazlumlar. Niçin bu insanlardan birisi parasının gücü ile sanat öğrensin, eğitim alabilsin; diğeri ise bütün...
Türk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech