Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
Ahmet URFALI">
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)
Bunu okudun 0%

  Prof. Dr. Can Özgür’le yaptığımız bir söyleşide şiiri ve şairliği konusunda şunları söylemişti:   ‘’Şiirin yarısı bence aşktır. 

canozgurbitmeyenler

Diğer yarısı, duygu, coşku, düşünce, bilinçaltı, heyecan vs. demektedir. Şiirlerimde söz oyunlarına önem vermekteyim. Söz oyunlarını, felsefe ve mantıkla yoğurarak içsel bir yapıya kavuşturmak isterim. Şiir özelliklerim arasında, şiir dizelerimdeki cümleler kırık ve kısa cümlelerden oluşur. Kısa şiirlerimde öze inmeye çalışırım. Gizli, suskun bir şiir dilini yansıtmaktır amacım. Bireyi ve bireyin derin dünyasını zaman zaman sorgularım. Şiirlerimin üslubu bazen lirik, bazen ironik bazen de gerçeküstücü olarak nitelendirilebilir.’’ *

       Özgür; Bitmeyenler adını taşıyan yeni şiir kitabında, söyleşimizde ifade ettiği şiir ve şairliği konusundaki duygu ve düşüncelerini dizelere döktüğüne tanıklık etmekteyiz.**

Daha önce yayınlanan Açık Renkli Düşler, Uzak Mesafelerde Sevmek, Yarım Yanlarımızdır Aşk isimli şiir kitaplarında da benzer imge, metafor ve anlam göstergelerini görmüştük. Bu özellik, Özgür’ün şiir üslubu olarak artık belirginleşmiş ve yerli yerine oturmuştur. Zira; Özgür’ün görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki kendine mahsus olma özelliği bariz bir biçimde ortadadır. Bu vasfı; içerik sağlanması, yapı biçimlendirilmesi ve dil kullanılmasında da görmek mümkündür.

   Şair, eserini merhum babası Ömer Özgür’ün aziz ruhuna ithaf ederken arka kapak şiirinde yazma amacını açıklar:

yaşadıklarım

yolda bıraktıklarım eksik kalanlar

ağır aksak

kırıklanmışlarım

yarım kalan bitmemiştir

bitip de bitmemiştir

geçmiş geçmişte kaldı

giden gitti bundan sonra gerek yok

yaşadıklarımı yaşanmışlıklarım

yaşayacaklarımı yaşamayacaklarımı

                                               yazdım

       Bitmeyenler, üç bölüm hâlinde düzenlenmiştir.

   Birinci bölüm –bitmeyenler : Sözler ortak adı altında; alaycı,aşk, at, ayrılık, bilgelik, pişmanlık, yalnızlık ve yaşam’a- sorgu’ya sözleri içermektedir. Konu başlıklarıyla ilgili bazen çelişik bazen de aklı zorlayan, düşünmeye, duyumsamaya sevk edici aforizmalar yer almaktadır.

   İkinci bölüm-bitemeyenler kaotik sözler. Bu bölümde karmaşık, dağınık anlamına gelen kaotik duyguların imgesel ve metaforik söyleyişleri ifade edilmektedir.

   Üçünce bölüm-bitip de bitemeyenler. Bu bölümde Şair, okuyucunu şiirin omurgasını teşkil eden sezgi ve buluşun farklı evreninde değişik duyuşları vurgulamaktadır.

   İmge; zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, hayâl anlamını taşımaktadır. İmge; şairin dış dünyadan algıladığı gözlemleri, kendi zihninde yeni bir forma sokmasının ardından oluşturduğu özgün ifadelerdir.

Bitmeyenler’de imgeye bolca rastlanabilir:  

can gibi gözleri var cana can değilmiş

canlar da can değilmiş

camlar canlara dağıldı (s.12)

 

hayat bir ders okuyla başlar tersten okuyanlar dersini alıp gider (s.12)

ne kimseyi ne de kimseyi aldattım lütfen kargalar

gülmesin (s.16)

topuğun kırılması fır fır fırıldak gözüme iyi geldi hayat

merdiveninde asılıp kaldım (s.18)

aynen nedir doğru nedir bilir misin

insanların kanatsız uçması (s.37)

ama sayfalar yazmışsınız Cavidan’a

aşırı donanımlı olmak ada yapışık yaşamlar

yatay yapıda eskidi duyunuz derin ve dikey düşünelim

yetenek zaten piyangodur

bir çeşit edalardan sedalara değnekli karınlar sulanmış

bulanmış yıkanmamış bir kalıp

sigortalar attı hava akımından dolayı

hoca edası zeka parıltısı aradığımız (s.41)

…..

kıyamette de belki

kaçan arılar geliyor

kovan kalbimizde (s.76)

     Metafor terimi; taşımak, yüklenmek anlamındadır. Metafor, deyim aktarmasının karşılığı eğretilemedir. Neyin neye benzetildiğini, ne ölçüde ve hangi nedenle benzetildiğini dinleyen ya da okuyan kendisi keşfetmek zorundadır; ama bu zorlu keşif ona büyük bir zevk verir, düş gücünü devreye sokma, zenginleştirme deneyimi sağlar. Bu da en üst düzeyde renkli, üstü kapalı, sezgisel, yaratıcı, “düşsel”, duygusal, derinlikli iletişim demektir. Metafor, bir şeyi başka bir şey ile benzetmeye, kıyaslamaya ve anlatmaya yarayan mecazdır.

   Bitmeyenler’de tıpkı imge gibi metaforlarda çokça kullanılmıştır: Biz bu yazımızda iki metafor üzerinde durmak istiyoruz. Bunlar Benjaminler ve at metaforlarıdır.

   Benjaminler metaforu kitabın üçüncü bölümünde yedi şiir olarak yazılmıştır. Her şiirin son dizeleri ‘’benjaminler benjaminler ‘’ tekrarlarıyla vurgulanmıştır. Bu sözlerle, 100 ABD dolarında resmi bulunan ve kurucu babalardan sayılan Benjamin Franklin üzerinden ‘’para’’ sorgulanmaktadır. Fırtınalı bir havada uçurtma uçurduğu söylenen Franklin, parayı ilk bulan Lidyalılardan bu tarafa ona yeni anlamlar yükleyen ve şahsi olarak da çok paralı bir devlet adamıdır. Dolar; ekonomik,siyasi ve kültürel bir güç olarak hep fırtınalı havaları sevmiş, sömürünün temel aracı durumundadır.

   Şair, söz konusu bu yedi şiirde ‘’para’’yı sorgulayarak onun kişi ve toplum üzerinde yarattığı olumsuz etkileri ele almıştır.

Benjaminler 1

nasıl isteyebilirim ki

kapanamadım

kapandık

kapatıldık

yeter diyorum artık

yine İstanbul’dayım

yalnız arkadaşız

yolladım yollayabildim

benjaminler benjaminler (s.54)

   At metaforu, kitabın birinci bölümünün ‘’at’lı sözler’’ kısmında işlenmiştir. Şairin akademik hayatında da ‘’at’’ konusunun belli bir yeri olmuştur. Memlûk Kıpçakçası ile yazılmış ilk Türk at ve atçılık eseri olan Kitabü'l Hayl, Özgür’ün doçentlik tezidir. Keza,at Türk kültür ve medeniyetinde en çok konu edilen bir unsurdur.

   Şair, burada atla ilgili on iki söylemde bulunmuş, her sözünde at’ın bir özelliğini belirtmiştir:

at hislidir

insanın hissetmediğini hisseder at kırk yıl koşmaz

at koşmak nal almak nal toplamak fışkırma foşkurma

otur atın üstüne (s.22)

….

içimizdeki at koşmuyor içimizdeki atı öldürdüler (s.23)

Şairin Bitmeyenler’de en çok kullandığı edebi sanattan da söz etmek gerekirse, sözün etkisini güçlendirmek amacıyla anlamın üzerinde yoğunlaştığı sözcük ya da söz öbeklerini arka arkaya yinelemek demek olan tekrirden bahsedelim:

mademki ölüm var

her şey

her sen

her kim herkes

her ne varsa her her de her

beyhûde (s.31)

ben mistiğe gidiyorum mistikteyim

mistik gibi yaşıyorum mistikte asılı kaldım (s.27)

biri rahim biri rahman kapsam dışı değil duygularıma gem

vurdum hem de hem dem ve dem

dem de

dem (s.27)

   Şair, onomatopik (tabiat taklidi) ve tekrar grubu sesleri kullanmaktan hoşlanmaktadır: kapris mangis, dep düp, cazırtı cozurtu, ütüzdüm tütüzdüm, ve ve vs, fır fır da fır fır, uçuk muçuk, fır fır fırıldak, pırıl pırıl pır pır, tırıl da tır tır, hop hop hoplayan,zıp zıp zıplayan, zır zır zırlayan, zırt zırt zırtlaşan, tırt tırt tırlatan, kom kom,dem de dem, pııır pırpıroğlu fırlattım, burun kırın…

   Öte yandan Şair,düdekmen, semelendim,etdilik (yumtu) göbelek, olturgan, kırıklanmışlar.. gibi anlamı az bilinen kelimeleri de kullanmaktan çekinmez.

   Eski Türk Dili Ana Bilim Dalında Profesör Doktor olan Can Özgür, Bitmeyenler şiir kitabıyla okuyucusunu geniş ve derinlikli bir kültür ortamına davet ediyor. Şiirin ifade kabiliyetini bazen zorlayarak ama estetik- bedii ölçülerden ayrılmadan yeni söyleyişler dillendiriyor.

*Ahmet Urfalı, İstikbal Gazetesi Pazar Sohbetleri 11 Kasım 2018

         ** Can Özgür, Bitmeyenler Dorlion Yayınları 2019

 

Comments powered by CComment

About the Author

Ahmet URFALI

More articles from this author

Yayınlar

TÜRK EDEBİYATINDA ANLAMIN MERTEBELERİ KAVRAMLAR-EDEBÎ TÜRLER-BAZI ESERLER Bu araştırmanın en önemli amaçlarından biri edebî eserin dünyasına girmeye mâni olan endişelerden mümkün olduğu kadar uzak bir şekilde onların günümüze taşıdığı mesajı anlamaya çalışmaktır.
Gönlümden... Ufuklar Ardı Bizim Babamın ezberinde bir çok şiir vardı. Okuduğu güzel sözleri, şiirleri, kıssaları hemen kısa kısa not ederdi. Bir...
Şeyh Edebâlî’nin Osman Gâzî Beğ’in Düşünü Yormasıdır:  “Kara Osman Beğ’imizin atası hörmetli Ertuğrul Gâzî, geçen gün yanına Dursun Fakı ile Samsa...
Yazar         : Prof. Dr. Emine YENİTERZİ Yayınevi        : Selçuklu Belediyesi...
e – KİTAP Yazar : Suzan ÇATALOLUK Sayfa sayısı :139Yayın Numarası: 20e - Yayın Numarası: 6Hikaye serisi : 3Yayın Tarihi: Kasım...
Avrupa Birliği çerçevesi içinde oluşturulmaya çalışılan “Avrupalı kimliği” bir inşa çalışmasıdır. Kuzeydoğuda Ruslar Avrasyacılık ile başat iradenin Ruslardan...
Alaeddin Bey 19 Kasım 1994 de Harbiye Kültür Konser Salonunda hicaz bir şarkı okuyor. "Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter, Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir...
Menâkıb-ı Mustafa Safî müellifi Derviş İbrahim Hilmî Bey’in kendisinden üç yaş küçük olan kardeşi Muhammed Zühdî Bey, Boluludur ve Mudurnulu Halil Rahmî Efendi’nin...
Sanatçı ve Devlet Adamı Gece on buçuk sularında kapısı çalınıyor Alaeddin Bey'in, kapıda polisler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar hanım öğretmenler için bir yemek vermiş. Sohbet...
Mehmet Kaplan, üniversitelerde, sanat, edebiyat ve kültür çevrelerinde tanınmış bir edebiyat araştırmacısı; eleştirmen, denemeci, “müşfik ve müşvik bir hoca”, kültür adamı,...
Yahya Kemal Beyatlı, kendi kuşağına ve daha sonraki kuşaklara mensup birçok şairi yazarı ve kültür adamını etkilemiş bir şairdir. Onun meydana getirdiği etki ve bıraktığı iz,...
Türk edebiyatının daima ağır basan kefesi, Türklüğün ortak değeri Dede Korkut Hikâyeleri; mitoloji, tarih, sosyoloji ve kültür gibi alanlarda kaynak durumundadır. İçeriğinin...
Alaeddin Yavaşça 1945 yılında İstanbul Erkek Lisesini birincilikle bitirir ve tıp fakültesi imtihanlarını kazanır, tıp tahsiline başlar. Son sınıfta bir fasıl toplantısındadır....
Alaeddin Yavaşça emanetini teslim etti. Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesi Haziresi'ne defnedildi. Yahya Kemal diyordu ya "Kökü mazide olan atiyim" diye. Tam Alaeddin Yavaşça...
Makedon isyancılar Cemile'nin annesini, babasını katlediyor. Henüz beş yaşındaki Cemile'yi de süngülemişler, öldü diye bırakmışlar. Saatler sonra Osmanlı askeri bulmuş,...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
"Bugün dünya birbirine zıt iki yere parçalanmıştır: zalimler ve mazlumlar. Niçin bu insanlardan birisi parasının gücü ile sanat öğrensin, eğitim alabilsin; diğeri ise bütün...
Türk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech